Pusula logo
B A S L I K L A R
Bu günlük bizi, çok da yabancısı olmadığımız bir dünyaya götürüyor.Her gün aynı işler, her gün benzer dertler, geçmek bilmeyen zaman.Ve elbette kaçınılmaz olarak aşk...

Mola
Mario Benedetti
(Roman)
Çeviren: Olcay Kunal
Tavanarası Yayınları, 205 sayfa

  Usta yazardan sıradan hayatlarHayallerle gerçeğin ne zaman içiçe geçtiği belli olmayan Güney Amerika’nın bir ülkesinde geçiyor roman. Uruguay’da çalışma hayatının çarklarına kapılmış insanların kimi zaman komik, kimi zaman hüzünlü hikayesi var kitapta. Küçük bir memur, kendi küçük dünyasında bir günlük tutmaya başlar. Bu günlük bizi, çok da yabancısı olmadığımız bir dünyaya götürüyor.Her gün aynı işler, her gün benzer dertler, geçmek bilmeyen zaman. Ve elbette kaçınılmaz olarak aşk...

 

 

 

“Köprü bir umuttu, o esmer ve buğday tenli, ela ve kara gözlü halk için olduğu kadar, kendi için de” Mühendisin düşüncesi bu

Köprü

Ayşe Kulin

Remzi Kitabevi

 

   Köprü’ de Erzincan’nın Kemaliye ilçesinde, Fırat Nehri üzerinde inşa edilen bir köprünün, bu köprüyü yaptırabilmek için çırpınan bir bürokratın ve yöre insanının öyküsünü terör ve devlet çarkı çerçevesinde anlatan Kulin, yarına sevgiyle yürümenin, sadece bu kitabın değil yaşamın anaCümlesi olduğuna ianandiğini ifade ediyor.Yazar kitabında geçen kişilerle ilgili olarak “Bayram ve diğer köylüler vatandaşı temsil ederlerken vali, devleti ve sistemi temsil ediyor; var olması gerektiği biçimde.Çünkü devletin var oluş nedeni, halkına hizmettir.Devlet, savcısından hakimine, doktorundan öğretmenine, askerinden valisine kadar tüm kurumlarıyla, halka hizmet için vardır.Devletin her kademesinde bunun bilincinde olan çalışkan ve şefkatli devlet memurları da var olmalı ki, Cumhuriyet bugunlere gelebilmiştir.Halk ve devlet kucaklaşabildiğinde, dayanışmayı sağlayabildiğinde, bu toprağın insanının mucizeler yarattığını görüyoruz.”

 

 

 

 

 

 

 

Bilim adamlarının buluşlarının ve buluşlara giden yoldaki hayal güçlerinin, yargılama yetilerinin,düşünme biçimlerinim ve hatta kimisinin edebi olan yazınsal biçimlerinin sergilendiği bir seçki.

Edmund Blair Bolles

Tübitak

Galileo’nun 1610 yılında teleskopla ilgili gözlemlerini yazdığı günlüğü okudunuz mu? Leonardo Da Vinci’nin dağlarda gördüğü deniz kabuklarıyla ilgili notlarını okudunuz mu? Her yerde sık sık adını duyduğumuz, çeşitli yorumlarını okuduğumuz ve bilimde bir devrime yol açan Einstein’in 1916 yılında yazdığı Görelilik Teorileriyle ilgili makalesini okudunuz mu? Peki hiç Darwin’in, Voltaire’nin, Maria Curie’nin, Heredotos’un, Pavlov’un makalelerini okudunuz mu? Ve çeşitli disiplinlerdeki toplam altmışbir bilim adamının buluşlarını veya çalışmalarını açıkladıkları özgün makalelerini... Evet bu kitap bir seçki. Bilim adamlarının buluşlarının ve buluşlara giden yoldaki hayal güçlerinin, yargılama yetilerinin, düşünme biçimlerinin ve hatta kimisinin edebi olan yazınsal biçimlerinin sergilendiği bir seçki. Yazar, “bilim dünyayla ilgili, bilimadamıyla değil,”  diyor, ancak hemen ekliyor, “bilimcinin bilime katkısı arttıkça yazılarına yansıması da artar.”

 

 

 

 

 

 

SONRAKİ SAYFA