BAHRİYE MEKTEBİ’NDE NAZIM HİKMET

Bu yazımızda, siz değerli okuyucularımızın Türkiye’nin ynetiştirdiği büyük şairlerden biri olarak tanıdığı Nazım Hikmet RAN’ı; sizlere Bahriye Mektebi öğrencisi Mehmet Nazım olarak tanıtmak istedik .

Deniz Harp Okulu arşivinde yapılan düzenlemeler kapsamında Osmanlıca öğrenci künye defterinde Nazım Hikmet RAN’ın kayıtlarına rastlanıldı ve bu bilgiler İstanbul Deniz Müzesi Komutanlığı’nda Osmanlıca dil uzmanı tarafından Türkçeye çevrildi.

Nazım Hikmet’in künye defterindeki değerlendirmelerine geçmeden önce sizlerle şairin Bahriye Mektebi’ne kadar olan yaşam hikâyesini aktarmak istiyoruz;
20 Kasım 1901 yılında Selanik’te doğan Mehmet Nazım, Hikmet Efendi ve Celile Hanımın oğludur. Babası Hikmet Bey, Mekteb-i Sultani’den (Galatasaray Lisesi) mezun ve Dışişleri Bakanlığı’nda Basın Müdürü olarak görev yapan bir memurdu. Annesi Celile Hanım, Enver Paşa’nın (Mustafa Celalettin Paşa’nın oğlu) kızı olmasının yanında Fransızca bilen, resim yapan, piyano çalan eğitimli bir hanımefendiydi.

Mehmet Nazım, İlkokulu Göztepe’deki Taşmektep’te okudu. İlkokulu bitirince hayat boyu dostlukları devam eden Vala Nureddin ile birlikte Galatasaray Lisesi’nin hazırlık sınıfına kayıt oldu.

Bir yıl süreyle bu okulda eğitim gördükten sonra ailesinin maddi problemleri nedeniyle, bu okuldan alınarak Nişantaşı Lisesi’ne verildi.

Mehmet Nazım daha ortaokul sınıflarındayken şiir yazmaya başladı. Denizciler için yazdığı bir kahramanlık şiirini aile toplantısında Bahriye Nazırı Cemal Paşa’ya okuyunca hayatı birden değişti ve yazdığı şiir, ona Bahriye Mektebi’nin kapılarını açtı. 25 Eylül 1915 tarihinde Heybeliada’daki Bahriye Mektebi’ne kayıt oldu.

Deniz Harp Okulu arşivinde bulunan öğrenci künye kayıtlarında Mehmet Nazım için, okula kayıt anında; 45 kg ağırlığında, 1.56 m boyunda, sarı saçlı, yüzünde çiller olan, koyu mavi gözlü, beyaz tenli bir çocuk olarak zabıt tutulmuştur.

Arşivde bulunan öğrenci künye defterinde öğrencilerin dört yıllık öğrenim hayatına göre durumu, mesleki yeteneği, faaliyet derecesi, elbisesine özen derecesi, huyu, düzenliliği ile ilgili değerlendirmeler yazılarak öğrenciler değerlendirilmekte olup, Mehmet Nazım’ın künye kayıdında; aldığı ödüller, aldığı cezalar, hastalık durumu ve ahlak notları yer almaktadır.

962 Künye Numaralı Mehmet Nazım;
-Birinci sınıf değerlendirmesi; iyi ve zeki olduğu ama elbisesine az özen gösterdiği,
-İkinci sınıf değerlendirilmesi; orta derecede çalışkan ve düzensiz,
-Üçüncü sınıf değerlendirmesi; mesleki yeteneği geliştirilmesi lazım gelen, ahlakı tavırları pekiyi, sinirli tabiatlı ve elbisesine özen göstermeyen bir öğrenci olarak değerlendirilmiştir.

Deniz Talebesi Değerlendirmesi; 1918 yılında 26 kişi içinden 9. olarak Mekteb-i Bahriye’den mezun olmuş ve dönemin okul gemisi Hamidiye Gemisine Güverte Stajyer Subay olarak atanmıştır.

ALDIĞI ÖDÜLLER;
Muhtelif zamanlarda Din Felsefesi ve Fen Bilgisi derslerine çalıştığı için iki defa tabur önünde takdir edilmek,
5 Ocak 1918 tarihinde Din Felsefesi çalıştığından mükâfat sofrasında yemek yemek,
10 Ocak 1918 tarihinde Fen Bilgisi dersine çalıştığından Heybeliada’da gezi yapmaktır.

ALDIĞI CEZALAR;
29 Ekim 1917 tarihinde talim esnasında askeri rütbesine aykırı vaziyette bulunduğundan, dört buçuk saat tutuklu kalmıştır.
AHLAK NOTLARI;
Birinci Sınıf : 5
İkinci Sınıf : 4,5
Üçüncü Sınıf : 5
Deniz Talebesi : 5

İLİŞİK KESİLME TARİHİ VE NEDENİ;
Uzun zamandır aşırıya kaçan halleri bulunduğundan 17 Mayıs 1921 tarihinde ilişiğinin kesilmesine karar verilmiştir.
Mehmet Nazım için yazılanlar bize gösteriyor ki öğrencilik yıllarında askeri disiplin içinde özensiz davranışları, şiir yazma merakı ve becerisi onu deniz subayı olmaktan uzaklaştırıp edebiyata sanata yönlendirmiştir.
Sanata ve edebiyata yönlenmesinde Mekteb-i Bahriye’de edebiyat öğretmeni olan Yayha Kemal BEYATLI’ya duyduğu büyük hayranlığın da etkisi yadsınamaz.
Bahriye Mektebi, Mehmet Nazım’ın yaşamına yön vererek, kaderini değiştirmiştir…