Sıcak ve ılıman denizlerde yaşayan karagöz balığı Karadeniz’de sayıları nisbeten daha az olmakla beraber bütün denizlerimizde bulunur. Sparidae familyasından olan karagöz balığının denizlerimizde yaşayan 4 türü
bulunmaktadır. Bunlar asıl karagöz (diplodus vulgaris), sivriburun karagöz (diplodus puntozza), baltabaş karagöz (diplodus sargus) ve zebra karagözdür. (diplodus cervanis). Daha çok Ege ve Akdeniz’de yaşayan asıl karagöz bu karagözler içinde en küçük olanıdır. Ortalama 500 gram ağırlığa ulaşabilen asıl karagözün ensesinde ve kuyruğunun önünde olmak üzere siyah renkli iki adet kalın bant bulunmaktadır. Sivriburun karagözde ise gözünün üzerinden kuyruğuna kadar 12-14 adet ince bant bulunmaktadır. Sivriburun karagözle baltabaş karagöz birbirine çok benzemekle beraber en belirgin farkları sivriburun karagözün burun kısmının gaga gibi ince uzun şeklidir. Baltabaş karagöze bazı bölgelerde sargoz da denmektedir. Çoğu balıkçı tarafından yanlış bilinen sargoz balığı baltabaş karagözden başka bir balık değildir. Baltabaş karagözün latincesi “diplodus sargus”tur ve bir çok dilde de sargos adını almaktadır. Sargos adı da buradan gelmektedir. Günümüzde Marmara’da sayıları iyice azalmış olan baltabaş karagözün 3-4 kg.’a ulaşan en büyük bireyleride bu denizimizde bulunmaktadır. Bir zamanlar Marmara’nın her yerinde bulunan baltabaş karagözler bugün ise birkaç korunaklı bölge dışında mumla aranır olmuştur.
Zebra karagöz sularımızda en az bulunan karagöz türüdür. Marmara ve Karadeniz’de bulunmayan zebra karagöz halk arasında kınalı karagöz, çizgili karagöz gibi farklı isimler de almaktadır. Zebra karagözün bantları, sivriburun ve baltabaş karagöze göre daha kalındır ve kahverengiye çalmaktadır.
Karagöz balıklarının bütün türleri; kayalık, kırmalık ve ilişkenli yerleri tercih ederler. Çok kuvvetli ve öğütücü dişlerle
kaplı çeneleri sayesinde deniz kabuklarını kolaylıkla kırarak yerler. Karagözün ön dişleri kuzu dişini andırır. Av sırasında misinayı kesemese de iri karagözlerin, kuvvetli çeneleriyle iğneyi kırdıklarına şahit olunmuştur. Bu nedenle iri karagöz avında çapraz çelik iğneler kullanılmaktadır.
Tecrübelerime dayanarak karagöz avında kullandığım yemlerden bahsetmek istiyorum. Ben farklı türdeki karagözleri avlarken farklı yemler kullanmayı tercih ediyorum. Örneğin asıl karagöz avında midye, karides içi, sülünez ve boru kurdu, baltabaş karagöz avında canlı teke (çalı karidesi), kaçamarmara (Egeli balıkçıların dilinde “mamun”), sivriburun karagöz avında ise midye kullanıyorum.
Karagöz avında kullandığım olta takımları, çift köstekli dip takımı, serbest olta ve şamandıralı düzenektir. Yakaladığım en büyük karagöz, 23 Nisan 2002 tarihinde şamandıralı takımla yakaladığım 2,9 kg.’lık bir baltabaş karagözdür.
İri karagöz avı, sabır ve tücrübe gerektiren bir iştir. Marmara’da baltabaş karagöz avı genelde kışın en sert geçtiği dönemlerde gece yapılır. Fotoğrafta görülen 2 kg.’lık karagözü 03 Ocak 2008 tarihinde karlı bir gecede 3 saatlik bekleyişten sonra yakalamıştım.
Fırtınalı havalarda dalgaları kesen mendirek dipleri geceleri baltabaş karagözlerin tercih ettiği yerlerdir. Bir önceki “Marmara’nın değişen faunası” yazımda bahsettiğim yavru karagöz patlaması Marmara’nın eski bereketine kavuşacağının sinyallerini vermeye başlamıştır. Bu yaz 250-300 gr. arası baltabaş karagözler, Marmara’nın her yerinde güzel avlar vermiştir.
Karagöz avına ilişkn birkaç tavsiye vermek istiyorum. Gündüzleri kayalık kıyılarda salına salına dolaşan sivriburun karagözleri yakalamak için her yolu deneyip başarısız olan arkadaşlar eminim vardır. Sivriburun karagöz genelde midyeler arasındaki küçük böcekler ve planktonlarla beslendiği için oltayla avı zordur. Zıpkınla sualtında avlananların en gözde balığı olan sivriburun karagözü oltayla avlamak için en uygun zaman sabah güneşin ilk ışıklarıdır. Misinanın çok ince ve renksiz misina olması da avın verimini arttıracaktır. Aksi takdirde onlarca karagözün ortasına bıraktığımız yeme balıkların tenezzül etmeme olasılığı oldukça yüksektir.