DHO Hentbol Takımı

Tarihçe
Hentbol, tarihi çok eskilere dayanan bir spor dalıdır. Milattan önce 600 yıllarında geçtiği tahmin edilen bu sporda, atletlerin bir duvara topu vurduktan sonra kapma çalışmaları ve bu süreç içinde yaptıkları mücadeleyi anlatır. Yine Bizanslıların “harpaston” adını verdikleri oyunsa neredeyse günümüz hentbolunun temelini oluşturmaktadır. Ortaçağ’da Alman ozan Walter ise “top yakalama” adında hentbola oldukça benzer bir oyundan bahseder.
Hentbol, gerçek şeklini 19. yüzyılda Danimarka’da almıştır. Hentbol oyununun gelişimi diğer Avrupa ülkelerinde de görülmüştür ama bu sporun Avrupa’ya ve dünyaya yayılmasını Berlin’deki Alman Yüksek Beden Eğitimi Okulu sağlamıştır. Fakat o dönemlerde hentbol hala 11 oyuncu ile futbol sahalarında oynanmaktaydı. 1934 yılında Kopenhag’da İsveç ve Danimarka arasında yapılan bir müsabaka ile ilk defa salonda oynanmıştır. Bu tarih aynı zamanda salon hentbolunun da başlangıç tarihidir.

1936 Berlin Olimpiyatlarında 11′er kişilik futbol sahasında ilk kez olimpiyatlarda hentbol oynanmıştır.
Uluslararası Hentbol Federasyonu (IHF) 1946 yılında kurulmuştur. Şimdiki oynanan salon sporu şeklini, 1960’larda aldı ve ilk olarak, 1972 Münih Olimpiyatlarında şimdiki şekliyle salonlarda oynandı. İlk Hentbol erkekler dünya şampiyonası 1938’de, ilk hentbol bayanlar dünya şampiyonası ise, 1949 yılında oynanmıştır. Günümüzde hentbol 150 ülkede oynanmakta ve bu oyunu oynayan lisanslı 8 milyona yakın sporcu bulunmaktadır.

Günümüzde Hentbol, özellikle Avrupa kıtasında büyük ilgi çekmektedir. İspanya’da ASOBAL Liga, Almanya’da Handball Bundesliga, İsveç’te Handbol Elitserien, Danimarka’da TDC Ligaen sporun en üst düzeyde oynandığı yerel ligler olarak nitelendirilmektedir. Türkiye Hentbol Süper Ligini de bu liglerin arasında sayabiliriz. Ayrıca futbolda olduğu gibi hentbolda da şampiyonlar ligi düzenlenmektedir.

Türkiye’de Hentbol’un Gelişimi
Türkiye’de hentbol ilk kez 1927-1938 yılları arasında açık alan hentbolu olarak başlamıştır. Öncülüğünü Almanya’da öğrenim yapan ve beden eğitimi öğretmeni kökenli Hüsamettin Güreli, Zeki Gökışık, Nafi Tağman, askeri okullarda yapmışlardır. Bu askeri okulların yanı sıra Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümü’nde de bazı kurallar tespit edilerek, futbol sahalarında ‘el topu’ adı altında hentbolun yaşatılmasına katkıda bulunulmuştur.

Ülkemizde ilk resmi açık alan hentbol maçı 1938 yılında oynanmıştır. Ancak Türkiye’de hentbol, voleybol ve basketbol ile birlikte 1942 yılında “Spor Oyunları Federasyonu’na bağlanınca canlanmaya başlamış, ilk hentbol ligi 1942-43 sezonunda İstanbul Hentbol Ligi adıyla kurulmuştur. 1945’te ilk kez Türkiye Şampiyonası düzenlenmiş, şampiyon da “Kara Harp Okulu“ olmuştur. Bu süreç içinde kulüplerarası açık alan hentbol maçları yapılmıştır. Bu maçları geliştiren ilk kulüplerimiz Harp Okulu, Jandarmagücü, Ziraat Gençlik, Maltepe Emniyet, Anıtspor, Pınarspor, Doğuspor’dur. Yapılan müsabakalar sonucunda hemen hemen her yıl Harp Okulu şampiyon olmuştur.

Ülkemizdeki salon hentbolu ile ilgili ilk ciddi çalışmalar 1974-1975 yıllarına dayanır. Bu tarihlerde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yurt dışına eğitime gönderilen bir grup beden eğitimi öğretmeni, eğitim gördükleri Federal Almanya’dan dönerek görev yaptıkları Beden Eğitimi Bölümlerinde modern salon hentbolunun temellerini atmaya çalışmışlardır.

Nasıl Oynanır?
Hentbol oldukça hızlı oynanan bir spor dalıdır. Her takım bir kaleci ve altı oyuncu olmak üzere yedi oyuncu ile sahaya çıkar. Bir takım en fazla on dört oyuncudan teşekkül eder. Takımlar kurallara uygun olduğu müddetçe sınırsız oyuncu değiştirme hakkına sahiptir. Oyuncular sahanın istedikleri yerinde oynama hakkına sahiptir. Gol sahası içinde oynama hakkı sadece kaleciye verilmiştir.

Yan direklerin ve üst direğin dört yanı, arka planda da belli olacak şekilde birbirini takip eden iki ayrı renkteki şeritlerle boyanır. Bunun nedeni oyunun çok hızlı olmasından dolayı kalenin daha rahat fark edilmesini sağlamaktır. Aynı şekilde gol sahası da salonun rengine zıt renkte olmaktadır.

Top 32 parçalı ve oynanan kategoriye göre farklı boyut ve ağırlıktadır. Bir saha oyuncusu elindeki topla dripling yapabilir, ya da aldığı topla üç adım atabilir ve pas verebilir ya da aldığı topla üç adım atıp topu yere bir kez çarptırdıktan sonra bir kez daha üç adım atabilir ve sonrasında şut ya da pas atabilir. Yere vurdurarak aldığı ya da sürdüğü topu tutup bir kez daha yere vuramaz. Topa diz altı dahil vücudunun her yeri ile dokunabilir. Kale sahası yalnızca kaleciye ait bir yerdir. Oyuncular bu alana giremez. Kaleciler bu alan içinde topa her şekilde ve tüm vücudu ile müdahale edebilir, topla birlikte gol sahasına giremez veya çıkamaz.

Saha içi dağılım (pozisyonlar): Kaleci, Sağ oyun kurucu, Sol oyun kurucu, Orta Oyun kurucu, Sağ kanat oyuncusu, Sol kanat oyuncusu, Pivot.

Karşılaşma iki hakemle yönetilir. Hakemler sahada biri kale sahası gerisinde, diğeri ise orta sahaya yakın ve eşinin çaprazında durur. Bu hakemler genellikle aralarında belirledikleri zaman aralıklarında, serbest atış, yedi metre ya da gol sonrasında pozisyonlarını değiştirirler. Hakem bir oyuncuya en fazla üç kez 2 dakika zaman cezası verebilir. Bu üçüncü kez verilen iki dakikayı oyun gereği diskalifiye izler. Oyun kurallarının belirlediği biçimlerde yapılan hatalar sonucu bu cezaları doğrudan diskalifiye ve ihraç olarak da verebilir. Oyuncular bu sürede yedek bankına çıkarak bu sürenin geçmesini bekler ve takım bu esnada eksik oynamaya devam eder. İhraç edilen oyuncunun yerine kimse giremez.

Okulumuzda Hentbol Takımı

Okulumuzda kurulduğu ilk günden bugüne takım ruhunun en güzel örneklerinden biri olan Deniz Harp Okulu hentbol takımı, elde ettiği sayısız kupa ve başarıların yanında okulda ve meslek hayatı boyunca her zaman yaşanan hentbol takım kardeşliğinin de doğduğu ve takım üyelerinin benliğine işlendiği yerdir. Deniz Kuvvetleri’nde çeşitli rütbelerdeki tüm hentbolcuların hayatında bu takım her zaman çok ayrı bir öneme sahiptir. “Sessiz” diye tabir edilen kendilerine özgü sevinme tarzları ve okulun diğer tüm branşlarına her zaman her yerde destek olan takım üyeleri uzun bir aradan sonra bu sene yeniden 1.Hentbol Deplasmanlı Ligi’nde okulumuzu ve kuvvetimizi temsil etmektedir. Ayrıca üniversiteler B kategorisinde mücadele eden takım, yıllardır hasreti çekilen Harp Okulları kupasını da alabilmek için yoğun bir şekilde çalışmaktadır.

2007 yılında okulumuzda düzenlenen Harp Okulları arası müsabakalarda, hentbolu yakından tanıma fırsatı bulan Deniz Harbiyeliler, 30-31’lik skorla şanssız bir şekilde kaybettiğimiz Kara Harp Okulu müsabakası sayesinde hentbol sporunun heyecanını ve güzelliğini yaşamışlardır. Müsabakalar sonunda aldığımız olumlu tepkiler de bunun göstergesi olmuştur.

2009-2010 sezonunda takımımız iç saha maçlarını Yakacık-Kartal İTO Spor Salonu’nda oynamaktadır. Tüm Deniz Harp Okulu öğrencilerini takımımızı destelemek için 1.Lig maçlarımıza bekliyoruz. Ayrıca Pusula dergisini okuma fırsatı bulan tüm emektar hentbolcuları ve tüm bahriyelileri de maçlarımıza bekliyoruz.