16 Ekim 2009 Cuma akşamı, yaklaşık bir buçuk yıldır tedavi gören Süleyman Engin UYGUN yakalandığı amansız hastalıktan kurtulamayaraK aramızdan ayrıldı. Silah arkadaşımıza Allah’tan rahmet, geride kalan sevenlerine baş sağlığı diliyoruz.
SÜLEYMAN ENGİN’E
16.10.2009
Civarlarında, saat 22.30
Gözlerini kapatmışsın Ankara’da
Bu, ne olduğu belirsiz dünyaya...
Geceleyin, bir anda geldi, haberin
Yıkıldım bir anda, Engin.
Yüreğimdeki yangınla
Beş tek yaktım, arka arkaya.
Bir yararı olacağından değil,
Azrail’e kafa tutamayışıma
Acizliğime, ölüm karşısında.
İki saat kadar dayanabildim.
Boşaldı, bir anda gözlerim.
Yatakta sızıvermişim.
İki saat kadar uyuyabildim.
Tutamadım bir anda, Engin.
Erkenden uyandım, sabahleyin.
İlk vapurla Heybeliada’ya.
Orada tanışmıştık,
Dostluğun ne olduğunu, orada
Anlamıştık, paylaşmıştık, yaşamıştık.
Toprak aldık adadan, Barış ve Gürhan’la.
Son görevimizi yapabilmek için hakkınca,
Akşama kadar koşuşturduk, İstanbul’da
Bir şeyler yazdım, gazeteye, ilanına.
İnşallah beğenirsin, kardeşim.
“Sevgiden başka bir şey yok dünyada.
Kısa süren hayatının,
Hatırası, yelken açtı sonsuza.
Yakışır bir şekilde, adına
Engin maviliklerde olacaksın her zaman,
Biz bahriyeli Harbiyelilerin yanında.”
Akşam üzeri yedi gibi
Hazırladım, beyaz elbiselerimi
On dört yaşımızdaydık, hatırlarsın
Beyazları ilk giyişimizi.
Saat yirmiikiydi.
Antalya’ya gitmek üzere,
Bindik otobüslere.
Antalya’ya inişimizle,
Kasvet çöktü göklere.
Öğleye doğru, camiye gittik.
Musalladaydın sen.
Ay yıldızlı bayrağımıza sarılı, beklemekteydin.
Seni gördüğümüz an, kardeşim
Beyazlar içerisinde, biz de kefenlenmiş gibiydik.
Öğle namazı bitene dek,
Sen uzanırken musallada, sessiz
Başında bekledik sırayla, sessiz
Dizlerimin çözüleceğinden korktum.
Üzerimdeydi sanki tüm kainat,
Titremekteydi bacaklarım fakat,
Gözlerimde yaşlarla bekledim, sessiz.
Tabutunun önündeki resim varya, kardeşim
Ben böyle fiyakalısını hiç görmedim.
Seni gördüklerinde, Engin
Gözleri kamaşacak, hurilerin.
Öğle namazı bitince,
Ahali toplandı, önünde.
Başladı namazın, imam önderliğinde
Dualar edildi, senin için.
Bu denli bir sevgiyle, tertemiz
Edilen dualar sonunda, Engin
Cennetin sana açılmaması ihtimalsiz
Duygusuz değil elbet, Rabbimiz.
Bitiminde namazının,
Önde sen, omuzlarında askerlerin
Dalgalar üzerindeki gibi heybetliydin.
Bütün herkes oradaydı, arkanda.
Seni uğurlarken, bu son yolculuğuna,
İçlerimiz buruk ama doluydu gururla .
Tertemizdin, kardeşim.
Bu dünyada ki tek gerçek ve güzel şeyle,
Sevgi ile terk etmekteyken dünyayı,
Ardında bıraktın, tüm yalanları.
Oyalanmadan yaşamın aldatmacalarıyla,
En hakikiyi alıp, gittin.
Tertemizdin, imrendim.
Askerlerin omuzlarından inince,
Cenaze aracına bindin.
O ara, karıştım hemen bizimkilere
Biz selam dururken sen geçmekteydin, önümüzde
Öncümüz sen oldun, Engin
İlerlemekteydin, ufkunda ötesine.
Mezarlığa geldiğimizde,
Sen yine bizi beklemekteydin, allar içerisinde
Cenaze aracından alıp seni, ellerlimizle
Koyduk tabutunu, son demir atma yerine.
Tabutun açıldı, imamın işaretiyle
Beyazlar içerisindeydin, sen de.
Kefeninin kuşağından tuttum, kardeşim
Yerleştirdik seni, kalplerimizin en derin yerine,
Başın kıblede, sağ omzunun üzerine,
Hatıralar arasına uzanmış bir şekilde.
Toprak atılmaya başlayınca,
Heyelanlar koptu, yeryüzünde zelzelelerle.
Herkes toprak saçtı üzerine, küreklerle
Hocanın inceden, yükselen sesiyle,
Ciğerlerinden parça parça sökülenlerle birlikte.
Mezarın tamam olup, taşlarla çevrilince
Barış ve ben elimizle saçtık üzerine
Heybeli’den getirdiğimiz toprağı, kök veren sevgiye
İşte o an, kardeşim
Tutamadım, yine boşaldı gözlerim.
Mevcudumuz bir azalsa da sayıda,
Mevcudiyetimizde bizimlesin, yan yana.
Ellerimle kazıdım ismini, Engin
Hiyerogliflerle yüreğime, kanata kanata.
Emrah, üzerine su döktü sonra.
Yüreklerimize su serpemedi ama…
Sırayla karanfiller başladılar, yağmaya.
Rengarenk bir demet, başucuna.
Elimdeki karanfilleri uzatırken sana,
Tüm ormanlar yandı gibi geldi, bir anda.
Sakın ola ki, sen bizlere aldırma.
Kısa ömürlerimizin uzunluklarınca,
Hasret toplayacağız, bu cihanda.
Huzur eksik olmasın, senden.
En güzellerini bulup gittin sen.
Kurtuldun bir an önce, gereksizlerinden.
Bana da yer tut, gittiğin yerlerden…
Emin ol ki, kardeşim
Kutsaldır bizim için, emanetlerin.
Seni tekrar görmeden, gözlerim
Üzerlerinde olacak emanetlerinin.
Gözün arkada kalmasın, Engin.
Mekânın cennet olsun, kardeşim.
Harun KARA