
Her yıl icra edilen misafir askeri öğrenci tanışma yemeğini bu yıl 29 Aralık 2008 tarihinde okul komutanımız Tuğamiral Türker ERTÜRK ve eşi Bayan ERTÜRK ile birlikte Alay komutanımız, Dekanımız Deniz Kuvvetleri Gücü Komutanımız, Tabur Komutanlarımız ve sponsor ailelerin katılımıyla Deniz Harp Okulu Sosyal Tesisleri’nde icra ettik.
2008/2009 Eğitim Öğretim yılında okulumuzda öğrenim görmekte olan 4’ü Arnavutluk, 5’i Azerbaycan, 3’ü K.K.T.C., 1’i Türkmenistan, 4’ü Ürdün, 7’si Kazakistan olmak üzere toplam 7 farklı ülkeden 24 misafir askeri öğrencinin katılımı ile hazırlanmış olan program okul komutanımızın sosyal tesislere gelmesi ile başladı. Kardeş ülkelerden gelmiş olan arkadaşlarımızın hazırlamış olduğu ülke tanıtım brifinglerini, her ülkeden bir arkadaşımızın sunumu ile izleyerek, her gün iç içe yaşadığımız arkadaşlarımızın ülkelerini bir kez daha yakından tanıma fırsatı bulduk.
Yılın son günlerinde icra edilen bu faaliyet kapsamında, ülkelerinden ve ailelerinden kilometrelerce uzakta olan bu arkadaşlarımızın hasretlerini bu güzel günde yanlarında olarak, bir nebze de olsa hafifletmeye çalıştık.
Amacı çağın gereklerine uygun, gerekli bilgi ve beceri ile donatılmış, gelişmekte olan teknolojiyi her an takip eden ve onu kullanabilen deniz subayları yetiştirmek olan Türk Deniz Harp Okulu’nda öğrenim görmenin onlar açısından nasıl gurur verici olduğunu, ülkemizde öğrenmiş oldukları Türkçeleri ile kendi ağızlarından dinledik. Ayrıca burada öğrenim görmenin kendileri açısından ne gibi zorlukları olduğunu bizlere aktardılar.
Misafir askeri öğrenci tanışma yemeği, dost ülkelerden gelmiş olan kardeşlerimizle aramızda olan sevgi ve saygı bağının güçlenmesi açısından çok etkili oldu. Bu sayede onları bir kez daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Onların sorunlarına ortak olduk. Onlar sayesinde biz de yurtdışında bu ülkelerden birine gittiğimizde yabancılık çekmeyeceğimizi anladık.
Her gün aynı odada beraber kaldığımız, aynı derslere iştirak ettiğimiz, aynı lokmayı paylaştığımız misafir askeri öğrenci arkadaşlarımızla aramızda sadece bu okulla sınırlı olmayan bir köprü oluştu. Bizler onları kendi kardeşlerimiz gibi bağrımıza bastık. Mezun olsak da, her birimiz dünyanın bir ucunda olsa da, artık dünyanın farklı bir yerinde bizimle aynı dili konuşan ve aynı düşünce yapısı içinde yetişmiş kardeşlerimiz olduğunu biliyoruz.