Gökevleri

Hür ufuklara açılan engin denizlerde Türk sancağını dalgalandırmak üzere yetişen biz deniz harbiyeliler; akademik programımızın dördüncü yarıyılından itibaren denizcilik mesleğinin, matematik ve astronomi bilimlerinin sonuçlarını nasıl sanatsı bir uygulamaya dönüştürdüğünün bir ifadesi olan seyir ilimi ile tanışmaktayız.

Seyir’in temel ihtiyaç ve hedeflerinden biri, yerküre üzerindeki mevkinin bulunmasıdır. Yersel seyirin uzun yıllardır bilinen usullerinin yanısıra, günümüz sayısal teknolojisi ile desteklenen elektronik seyrin oldukça süratle gelişmekte ve yenilenmekte olduğunu görürüz. Uydu seyir sistemleri, elektronik seyir haritaları bu konuda hemen akla gelen birkaç örnektir. Ancak doğası gereği kendine has beklenmedik ve zorlu durumları yaratmada usta olan denizlerin, bilinen yersel usullerin ve gelişmiş teknoloji ürünü seyir yardımcılarının kullanılamayacağı yer ve zamanı belirleyebildiğini denizcilik tarihinin nice sayfasında görüyoruz. İşte pozitif akıl ve bilimi rehber edinmiş bahriye subayının seyir açısından bu tip zor durumları aşmadaki yardımcısı, bu kez göksel (astronomik) seyir bilgisi olmakta.

Deniz sınıfı vardiya subayları olarak yetişmekte olan bizler de gemimizi uluslararası kurallara uygun olarak emniyetle sevk ve idare edebilmemize yardımcı olmak maksadıyla; temel göksel seyir usullerini öğreniyor ve açık denizlerde gök cisimlerinden yararlanarak mevkii plotlama becerisini kazanıyoruz.

İşte bu kapsamda Türkiye’nin ilk gökevi (planetaryumu) olan Deniz Harp Okulu Komutanlığı “Uluğ Bey Gökevi” ni Göksel Seyir Derslerinde akademik eğitim yardımcısı olarak kullanıyoruz. Gökevi;
-Güneş Sistemi Elemanlarının Hareketi ve Görünsel Hareketi,
-Gök Küre ve Gök Küresi Elemanları,
-Ekvator Koordinat Sistemi ve Ufuk Koordinat Sistemi,
-Göksel Seyir Üçgeni,
-Gök Cisimlerinin Koordinatlarının Bulunması,
-Doğuş Batış Olayları,
-Yıldız Tanıma ,
gibi konuların daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmaktadır.

Gökevi (Planetaryum) Nedir? Nasıl Çalışır?


Gökevleri, anlık ya da önceden hazırlanmış bir senaryo çerçevesinde, özel bir yansı (projeksiyon) cihazının ürettiği gökcisimlerine ait aslına uygun görüntüleri, karanlık bir kubbe şeklindeki bir salonun iç yüzeyine yansıtarak, koltuklarında oturan izleyicilere uzay boşluğunda gezinti yaptıkları hissi vermektedir. Yansı cihazı klasik bir sinema makinesinden çok daha karmaşıktır. Tamamen gökbilim amaçlı olarak tasarlanmış opto-mekanik ya da tamamen sayısal bir cihazdır ve genellikle salonun tam ortasına konuşlandırılmıştır. Salonun perdesi ise tavanda yer alan yarım küre biçimli bir kubbe ekrandır.

Gökevlerinde son derece gerçekçi gökyüzü simulasyonları, dünya, ay ve gezegenlerin güneş etrafındaki konumları ve göreli hareketleri, takımyıldızların görünümleri gibi pek çok gökbilimsel olay gösterilebilmektedir. Yansı (projeksiyon) cihazı birkaç farklı eksen boyunca hareket ederek, istenilen yılın istenilen günü için gerçek gökyüzünün görüntüsünü oluşturabilirler.

Bilgisayar teknolojisindeki gelişmelere paralel olarak gökevi yansı cihazlarının görüntüleme kaliteleri, kapasiteleri ve senaryo çeşitliliği de hızla artmaktadır. Seçilmiş bir tarih ve gözlem yeri için gökyüzünün gerçek zamanlı görüntüsünün yanısıra, seyirciler, zamanda uzak geçmişe veya uzak geleceğe istenen hızda ve doğrultuda sanal uzay yolculuğuna çıkarılabilmektedir.

Modern gökevleri kuruluşu 1920’li yıllara dayanır. Dr.Walther Bauersfeld tarafından tasarlanan ve Alman Carl Zeiss firması tarafından üretilen ilk gökevi yansı cihazı 07 Mayıs 1925 yılında Münih’teki “Deutschen Museum”da kullanılmıştır.

1930’lara gelindiğinde dünyanın pek çok büyük şehrinde gökevleri kurulmaya başlandı. Kullanılan projektörlerin tamamına yakını Almanya’da üretiliyordu. O zamanki gösteriler, gökevi olarak kullanılan odanın bir kenarına yansıtılan birkaç görüntü ve verilen konferanstan ibaretti.

1950 ve 60’lı yıllarda gökevlerinin sayıları hızla artmaya devam etti. Amerikan firması Spitz’in devreye girmesi ile, projektörlerin ucuzlamaya başlamasıyla birlikte, pek çok yenilikler ortaya çıktı. Günümüzde ise gökevlerinde kullanılan teknolojinin gelişmesi, Japonya gibi diğer ülkelerin de üretime katılmasıyla tasarımlarda da çeşitli değişiklikler ortaya çıktı. Artık, büyük ve modern gökevlerinin gösterilerinin büyük bir kısmı sayısal ve tam otomatik olup; özel efekt projektörleri ve çok sayıda görsel ve işitsel ekipman kullanmaktadırlar.

Ülkemizde de yıldız projektörü üretim çalışmalarının Caca Bey projesi ile devam ettiği bilinmektedir.