Hepimizin bildiği gibi, sanat bir ülkenin gelişmesinde önemli yer tutar. Günümüzde en popüler sanat dallarından biri de müziktir. Ülkemiz müzik alanında hızla ilerliyor. Piyano ve piyanistlerimiz de bu gelişimde büyük rol oynamakta. Hepsi birbirinden değerli piyanistlerimizden bir kısmını bu yazıda bulabileceksiniz.
Ancak piyanistlerimize geçmeden, biraz piyanonun geçmişinden bahsedelim. Piyano, çok eski zamanlara uzanan bir geçmişe sahip değil, yeni sayılabilecek bir müzik aletidir. Doğu kökenli iki alet, tahta çubuklarla vurularak çalınan “Timpanon” ve göğüste tutulup telleri tırnakla çekilerek çalınan “Psalterion” 12.yüzyılda batıya gelmiş, bunlardan “Psalterion”, kendisine yapılan klavye ve mekanizma eklemeleriyle, 15.yüzyıldan sonra “Klavsen” adı verilen, son haliyle piyano sesine yakın ses verebilen bir çalgıya dönüşür. Ancak piyanonun asıl atası “Timpanon”dur. Timpanon öncelikle tuş ve mekanizma ekleriyle “Klavikord” haline gelir. Floransalı Bartolomeo Cristofori, klavikord’u zamanla geliştirerek 1711’de “Piyano”yu icat eder.
Piyano, tınısıyla müzik eserlerine anlam katan ve onları bir nevi klasikleştiren müzik aletlerindendir. Bach, Mozart, Schubert, Beethoven gibi isimler sonraki dönemlerde Avrupa müziğini modernleştiren piyanistlerdendir. Türk müziğinin modernleşmesinde piyanoyu kullanarak etkin rol oynayan sanatçılarımızdan birkaçı ise şunlardır:
İdil Biret, 1941 doğumlu piyano sanatçımızdır. Küçük yaşlarda keşfedilen yeteneği sayesinde dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve TBMM, Biret için “Harika Çocuklar Kanunu”nu çıkartmıştır. Bu kanunla devlet, Biret’in yurtdışındaki saygın piyanistlerin yanında eğitim almasını sağlamıştır. Yeteneği ve eğitimi sonucu sayısız başarı kazanan Biret, 1971 yılında “Devlet Sanatçısı” olmuştur. Şu anda “Dünyanın en geniş repertuarlı piyanisti” unvanını taşımaktadır. Sanatçıyla ilgili Fransız yazar Dominique Xardel’in yazdığı “Dünya Sahnelerinde Bir Türk Piyanisti: İdil Biret” ve Üner Birkan’ın “Piyanodaki Harika” isimli kitapları bulunmaktadır.
1953 doğumlu ikiz piyanistler Güher ve Süher Pekinel, namı diğer “Pekinel Kardeşler” ilk konserlerini 6 yaşında vermişlerdir. Sonrasında uzun resital turneleri yapmışlar ve 1991 yılında “Devlet Sanatçısı” olmuşlardır.
Fazıl Say, günümüzün en önemli piyanistlerinden biridir. Yurtdışında büyük saygı duyulan Say, Anadolumuzun birçok bölgesinde de sayısız konser vermiştir. 1970 doğumlu sanatçımız, 1994’te Genç Konser Solistleri Yarışması’nda Avrupa Birinciliği, bir yıl sonra da Dünya Birinciliği yaşamıştır.
Bir diğer saygın piyanistimiz Fahir Atakoğlu da yurtiçinde tanıdık sanatçılarla yaptığı çalışmalar ve yurtdışında farklı müzik kültürlerini işlemesiyle tanınmıştır. Belgesellerde sıklıkla onun eserlerini duyabilirsiniz.
Yukarıda yalnızca birkaçını tanıtabildiğimiz değerli piyanistlerimizin başarılarının yanında ülkemizi yurtdışında gururla temsil eden sanatçılarımızın sayısının daha da artmasını temenni ediyoruz.