Boğazın sultanı, Marmara’nın incisi gibi övgülere layık olan lüfer, İstanbul insanının kültürüne işlemiş, edebiyatımıza girmiş, tarihte avlamak için uğruna gümüş zokalar dökülmüş, amatör balıkçı için çok özel bir balıktır.
Canavar balıklardan olan lüfer denizlerin en yırtıcı balığı olarak kabul edilmektedir. Hemcinsleri dahil hareket eden her şeye saldırırlar. İri boy bir lüferin günde ortalama 15 balık yediği bilnmektedir. Küçük balık sürülerine toplu halde saldıran lüferlerin hızlarını alamayıp suyun dışına fırladıkları, hatta lüferlerden kaçan balıkların karaya atladıkları çok sık rastlanan bir olaydır.
Lüfer balığının alt çenesi üst çenesinden daha ileridedir. Piranada da bulunan bu özellik çok kuvvetli bir çene yapısının göstergesidir. Lüferin üst ve alt çenesinde tek sıra halinde boşluksuz dizilmiş çok keskin dişler bulunur. Bu sayede lüfer kendi boyuna yakın büyüklükteki balıkları bile kolaylıkla parçalayarak yer. Lüferin dişleri o kadar keskin çenesi o kadar kuvvetlidir ki, bazen balıkçıların oltasına yakalanan balıklara saldırarak balığın yarısını kestikleri olur. Yarım balık çok düzgün bir şekilde kesilmiş olduğundan balıkçı bunu neyin yaptığını çok iyi bilir.
Tüm denizlerimizde bulunan lüfer, ilkbaharda yumurta dökmek için Ege’den Marmara’ya ve ordan da Karadeniz’e çıkar. Sonbaharda ise kışı geçirmek üzere tekrar Ege’ye iniş yapar.
Amatör balıkçı için ayrı bir yeri olan lüferin her boyu için farklı isimler verilmiştir. Bunlar;
0-10 cm arası defneyaprağı
10-18 cm arası çinakop
18-25 cm arası sarıkanat
25-35 cm arası lüfer
35 cm’den daha büyükleri ise kofana ismini alır.
Özellikle Akdeniz’de 1 m’nin üzerinde ve 10 kg’den daha ağır çok iri lüferlere rastlansa da bu çok nadir bir olaydır. Bazı bölgelerde lüferin çok iri olanlarına sırtıkara da denilmektedir.
Lüferin çok geniş bir mönüsü vardır. Dişine uygun olan her türlü balığa saldırır. Lüfer avında canlı ya da ölü olarak kullanılan yemlerin başında istavrit, zargana, sardalya, hamsi, gümüş, izmarit ve ilarya gelir. Başlıca düşmanları ise yunuslar ve orkinos gibi büyük balıklardır.
Lüfer avında kullanılan olta takımları da çok çeşitlidir. Bunlar zokalı takımlar, hırsızlı takımlar, çapari, uzun olta ve kaşık veya sahte balıkla yapılan kıyıdan at-çek takımlarıdır.
Lüfer avı gece ve gündüz yapılabilen, amatör balıkçı için çok heyecan verici bir olaydır. Fakat balıkçının lüferin ağzından kacayı çıkartırken çok dikkatli olması gerekir. Aksi takdirde lüferin keskin dişlerine mağruz kalabilir ve elinde çok derin yaralar açılabilir.
Çinakop Buğulama
Çinakoplar temizlenip kanı akıtıldıktan sonra hafifçe tuzlanır. Orta boy bir tepsinin içine üst üste gelmemek şartıyla dizilir. Domatesler kabukları soyulmuş ve ince dilimlenmiş olarak yanlarına yerleştirilir. Yeşil dolmalık biber ince dilimler halinde domateslerin yanına konur. 50 gram tereyağı, 2 defne yaprağı, istenirse küçük parçalara ayrılmış 2 baş sarmısak da ilave edilir. Balıkları örtecek kadar üzerine maydanoz konur ve üzeri örtülerek 15 dakika kadar hafif ateşte pişirilir. Servisten sonra üstüne limon sıkılarak veya biraz karabiber ilave edilerek yenir.
Afiyet olsun…