Sürekli olarak küreselleşmenin etkisi altında kalan dünya, artık yeni enerji kaynağı arayışlarına doğru yönelmektedir. Arayışların altında yatan sebeplerin başında petrolün giderek azalması ve her geçen gün artan otomobil sayısıyla doğru orantılı olarak artan çevrenin kirliliği gelmektedir.
Bu arayışlardan ilki hidrojenle çalışan otomobillerdir. Hidrojenle çalışan içten yanmalı motor verimlilik açısından pek bir iyileştirme getirmemesine karşı, yanma ürünü olarak su buharı ürettiği için çevreye en az zararı vermektedir. Bununla birlikte hidrojenin dağıtımı ve depolanması problemi kullanış açısından bir dezavantaj yaratmaktadır.
Hidrojenle çalışan otomobillerin yanında bir de elektrikle çalışan otomobiller vardır. Hidrojenle çalışan otomobillere göre daha fazla verim elde edebildiğimiz elektrikli otomobillerde en büyük sorun, elektriğin depolanması problemidir. Elektrik, yüksek güce sahip akülerde depolanır. Bu yüksek güce sahip akülerde karşılaşılan en büyük sorun, çabuk bitip, uzun sürede dolmasıdır. Bu da beraberinde elektriğin hareket halindeyken üretilmesini zorunlu kılmıştır. Elektriği metanol veya hidrojen gibi kimyasallardan elde edebilmemize rağmen, bu maddelerin üretim zorluğu ve maliyet açısından sıkıntı yaratması neticesinde başka yollar aranmaya başlanmıştır.
İşte tam bu noktada, elektriğin güneşten üretilmesi fikri akla gelmiştir. Güneş panellerinin üzerlerine yerleştirilen fotovoltaik gözeler sayesinde güneş enerjisini elektrik enerjisine dönüştürebiliyoruz.
Güneş Arabaları
Yukarıda saydığımız tüm bu nedenlerden dolayı, güneş enerjisiyle çalışan otomobillerin yapılması zorunlu hale gelmiştir. Türkiye’de bu işle yoğun bir biçimde uğraşan üniversitelerimiz mevcuttur. Bunlardan bir tanesi de İstanbul Teknik Üniversitesi’dir.
İTÜGAE(İTÜ Güneş Arabası Ekibi)
Türkiye’de “lider güneş arabası yapma” hedefiyle yola çıkan İTÜ Güneş Arabası Ekibi Tübitak tarafından her yıl düzenlenen, güneş arabalarının yarıştığı Formula G yarışlarında sayısız birincilikler elde etmiştir. Güneş arabası yapma fikri, 2004 yılında Elektrik fakültesinden 4 mühendis adayının girişimleri sonucu somutlaştı. Çalışmayı bir yere kadar getirdikten sonra Makine Mühendisliğinden arkadaşlara duyulan ihtiyaç nedeniyle ekip genişledi. Güneş enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürülmesinden sonra arabanın en verimli şekilde gitmesi için Uçak Mühendisliğinden öğrenciler de ekibe dahil olmuşlardır. Yapılabilecek en iyi arabayı yapmak için ise daha sonraları Telekominikasyon, Kontrol, Elektronik, Uzay, İşletme, Çevre, Kimya, Metalurji Mühendisliklerinden öğrenciler bu çalışmaya ortak olmuşlardır.
Projede çalışan öğrencilerin sayısının artmasının ardından proje ekibi Elektrik, Mekanik ve Organizasyon olmak üzere üç ana bölüme ayrılmıştır. Ariba ismiyle anılan İTÜ güneş arabalarında Tübitak’ın Formula G’de kural olarak belirlediği 1kwh’lık aküler mevcuttur. Güneş arabası yapımı sırasında karşılaşılan en büyük problem, hiç şüphesiz maddi sıkıntıdır. Türkiye’de maalesef üretimini yapılmayan ileri teknoloji aküler ve güneş pilleri yurtdışından ithal edilmektedir. Güneş enerjisiyle çalışan arabalarda en fazla merak edilen soru, bu araçların güneşsiz havada ne kadar çalışabildikleridir. Bu araçlar bahsi geçen akülerle güneşsiz bir günde 50 km yol gidebilmekte, güneşli günlerde ise yaklaşık 35 km/saatlik hızla hareket edebilmektedirler.
Kaynaklar:
1.www.basariligencler.com
2.Bilim Teknik Dergisi, 2003