Dezenfermasyon

…Önce demokrasi yağdı göklerden
Sonra özgürlük geçti üstümüzden
Palet palet…

Psikolojik savaş taktikleri arasında en yaygın olarak kullanılanlardan birisi, en son kıtalararası operasyon olan Irak Savaşında da ABD tarafından sürekli kullanılan dezenformasyondur. Kısaca açıklamak gerekirse dezeformasyon, örgütlü ve sistemli yalan söyleme faaliyetidir. Dezenformasyonda yer alan en önemli unsur, hedef kitlenin belirli bir konuda yanıltılmasını sağlamaktır. Bunu yaparken kaynak, bazen açık olabileceği gibi bazen de kapalı olabilir.

Er Jessica Skandalı
Amerikan askeri Jessica’nın genç, sarışın, güzel ve çekici olmasından dolayı propaganda malzemesi olarak kullanılmasında hiçbir sakınca olmayacağı düşünülmüştü. Tarih 3 Nisan 2003. Washington Post gazetesinin manşetinde “Ölümle savaşıyordu” haberi görülüyor. Haber, Er Jessica adında bir ABD askerinin yaralandığından ve Iraklı bir grup tarafından kaçırıldığından bahsediyordu. Fakat olay gerçekte bu şekilde cereyan etmemişti. Er Jessica ve bir grup ABD’li asker yanlış bölgeye girmiş ve askerleri taşıyan araç ani manevradan dolayı devrilmiş; haberde adı geçen Iraklılar da tedavi maksadıyla yaralı askerleri sekiz gün misafir etmişlerdi. Sekiz günün sonunda Pentagon tarafından hazırlanan senaryoya uygun olarak askerler Iraklıların elinden ilginç bir şekilde kurtarılmıştı. Olayı ilginç kılan şey, kurtarma operasyonunun Holywood savaş film yönetmen yardımcısı
(Black Hawk Down=Kara Şahin Düştü) Ridley Scott tarafından gece görüş kamerasıyla çekilmiş ve önde gelen televizyon kuruluşlarına servis edilmiş olmasıydı.(Los Angeles Times, 20 Mayıs 2003)

Pentagon tarafından gerçekleştirilen psikolojik harbin bir örneğini bu olayda görmekteyiz. ABD, ülkesi dışında savaşılmasını istemeyen halkını ikna etmek için bu yola başvurmuştu. Fox, CNN ve NBC gibi ünlü kanallar sürekli olarak bu konuyu işlediler ve bu yolla dünyayı ve kendi halklarını Irak ile ilişkilerin çok kötüleştiğine ve birşeyler yapılması konusunda ikna etmeye çalıştılar.

Irak Savaşı Öncesinde Şarbon Paniği
ABD yönetimi 11 Eylül saldırılarıyla Irak arasında bağlantı kurmak için çok çabaladı. Dünyanın dört bir yanına şarbon içeren mektuplar gönderildi ve bunun Irak tarafından yapıldığı fikri insanların beynine işlenilmeye çalışıldı. Halbuki şarbon sadece Sovyet Rusya’da ve ABD’de üretiliyordu.

Ayrıca şarbon öyle bir nefeste enfeksiyon bulaştırabilecek bir madde değildi. Şarbonun vücutta enfeksiyon başlatabilmesi için en az 10.000 şarbon sporunun koklanması gerekiyordu. Bu da ancak otlayan hayvanların yüzlerinin sürekli olarak yere temas etmesiyle gerçekleşebilecek bir olaydı.

Şarbon teröristler tarafından silah olarak kullanılamaz olmasına rağmen kitlelerin aldatılması bu yolla sağlanmıştı. Amaç Irak’ı iyi tanıyanların fikrini değiştirmek ve hiç tanımayanların ise bu ülkeye önyargılı olarak yaklaşmasını sağlamaktı.

Saddam : Kötü Adam
Irak’a karşı olumsuz bir önyargı oluşturmak için ülkeyi diktatörlükle yöneten Saddam’ın zaten kötü olan imajının taban yapmasını sağlamaktan geçtiğini bilen ABD medyası haberlerinde sürekli olarak Sadddam’ın silahla poz vermiş fotoğraflarını kullanıyordu. Bu yolla zalim insandan alınan koca bir ülkenin işgali meşruiyet kazanabilecekti.

Seyreltilmiş Uranyum
ABD tarafından sürekli yalanlanan bir diğer gerçek ise Irak’ta kullandığı seyreltilmiş uranyumdur. Seyreltilmiş uranyumun kullanılmasına 1991 yılındaki Körfez Savaşı sırasında koalisyon güçleri tarafından oldukça sık başvurulmuştur. Çünkü seyreltilmiş uranyum, yapısından dolayı kullanılan silahlara, tankları, zırhlı araçları, sığınakları ya da büyük binaları delip geçebilecek bir özellik kazandırıyor.
ABD, 1991 yılından bu yana Irak’taki insanların, kullandığı uranyumdan dolayı sakat kaldığını, ya da öldüğünü sürekli inkar etmektedir. Her ne kadar tüm bunların tek nedeninin Saddam’ın Halepçe’de kullandığı hardal gazı olduğu söylense de yapılan araştırmalar bunun aksi yönde. Mississippi’de, Körfez Savaşına katılmış 251 asker ailesi üzerinde araştırma yapıldı. Araştırma sonuçlarına göre bu ailelerin çocuklarının %67’sinin kan, solunum yolu, hormonsal hastalıkların pençesinde ve organ bozukluklarıyla doğduğu tespit edildi.

Kaynaklar
1.Psikolojik Savaş:Gri Propaganda, Prof. Dr. Nevzat TARHAN
2.Karizma Dergisi, Nisan 2004, Nurdan AKINER