Resmi tarihin, gayri resmi şekillerde oluşturulmasıyla, 93 yıl boyunca farklı şekilde bilinen ve anlatılan Sarıkamış Şehitleri gerçeği, Prof. Dr. Bingür Sönmez’in gerçekleştirdiği çalışmayla yeniden yazılmaya başlandı. 3 yıllık çalışmanın ardından bu belgelere ulaşan Prof. Dr. Bingür Sönmez, Sarıkamış’ın ve Birinci Dünya Savaşı’nın gerçeklerini gözler önüne serdi.
Birinci Dünya Savaşı’nda İtilaf devletleri içinde yer alan Rusya, Kafkaslarda Osmanlı İmparatorluğu ile mücadele içerisindeydi. Osmanlı İmparatorluğu’nun en çok kayıp verdiği cephelerden bir tanesi olan Sarıkamış’a, dönemin Genelkurmay Başkanı Enver Paşa tarafından yazlık üniforma ve teçhizat ile 90 bin asker gönderilmiş ve Rus ordularının ilerleyişi durdurulmak istenmişti. Diğer komutanların itirazlarına rağmen Enver Paşa’nın 90 bin civarındaki askeri Kafkaslara göndermek istemesi, sonun başlangıcını hazırlamaktaydı. Kışın yaklaştığını hesaba katmadan 90 bin askeri Sarıkamış’a gönderen Enver Paşa, askerlere mühimmat, erzak ve kışlık üniforma yollamak amacıyla 3 yük gemisini Donanma Komutanlığı’nın haberi dahi olmadan Trabzon’a gönderme kararı aldı. Bu sayede, kış koşullarına hazırlıksız olan birliklerin eksiklerinin giderilmesi amaçlanıyordu. Bu üç gemi 3 bin civarındaki asker ve teçhizatı Trabzon’a götürecekti. Bu asker ve malzemeler Trabzon ve Erzurum güzergahı üzerinden Sarıkamış’a sevk edileceklerdi. Bezm-i Alem (4,580 ton)’de; Bandırma’dan aldığı bakla, buğday ve İstanbul’dan ek olarak aldığı iki uçak, mühimmat, bir uçak bölüğü, Bahr-i Ahmer (3,603 ton) ve Mithad Paşa(4,445 ton)’da ise elbise, ayakkabı, askeri teçhizat, 3 bin civarında asker ve bunun yanında Kafkaslardaki Türkleri Ruslara karşı ayaklandıracak eğitimli ajanlar bulunmaktaydı.
Bu dönemde Karadeniz Donanma Komutanlığı’nı Alman Amiral Souchon yapmaktaydı fakat; İstanbul’dan Trabzon’a yola çıkan bu 3 yük gemisi, Donanma Komutanlığına haber verilmediği için, harp gemilerinin korumasına sahip değildi. Enver Paşa yine büyük bir hata yapmıştı! Donanma’nın kuralları gereği askeri personel taşıyan yük gemilerine olası düşman saldırısına karşı mutlaka bir, hatta birkaç savaş gemisi eşlik ederdi. Ancak Enver Paşa’nın ani kararıyla 6 Kasım 1914’de İstanbul Boğazı’ndan demir alan bu 3 kuru yük gemisine hiçbir savaş gemisi koruma yapmıyordu.
Sivastopol’dan hareket eden Rus donanmasına ait Rostislav muharebe gemisi ve Kagul kruvazörü kömür ocaklarını bombalamak amacıyla Ereğli açıklarında bulunmaktaydı. Rus savaş gemileri, Sarıkamış’a mühimmat ve asker sevkiyatı yapmak amacıyla Trabzon’a intikal eden Bezm-i Alem, Bahr-i Ahmer ve Mithad Paşa yük gemileriyle karşılaştıklarında, Zonguldak ve bölgesini önemli ve stratejik kılan kömür ocaklarını bombalamış ve Üs’lerine dönmekteydiler.
Ruslar karşılarına fırsat hedefi olarak çıkan bu 3 yük gemisine Kandilli-Ereğli açıklarında ateş açar. 7 Kasım 1914 sabahı saat 7.45’te 3 gemimiz içindeki 3 bin askerimiz ve Sarıkamış’a götürülen malzemelerle birlikte çok kısa süre içinde batırılır.
Olay Enver Paşa yönetimince örtbas edilir. Batan gemilerden yüzerek kurtulan ve Ruslar tarafından esir alınan 175 askerimiz vardır. Fakat onların konuşması da bir şekilde Enver Paşa yönetimince engellenir. Bütün askeri kayıtlar silinir ve basına sansür koyulur.
O dönemin önemli dergisi Donanma Mecmuası’nda bu üç geminin varlığı bilinmesine rağmen( Denize çıkmış bütün gemilerin secereleri tutulur, hangi gemi nerede yapıldı, ne zaman denize çıktı, akıbeti ne oldu hepsi kayıtlıdır), bu 3 geminin ne şekilde, nerede ve nasıl batırıldığı bilinmiyordur.
Sarıkamış’a kışlık üniforma ve teçhizat taşıyan bu üç Karadeniz şehidi batırılmasaydı, tarihimiz çok farklı yazılabilirdi. Çünkü gemilerdeki malzemeler Sarıkamış’a ulaşsaydı, facia büyük olasılıkla yaşanmayacaktı. Belki de Sarıkamış’ta bu yoğunlukta şehit verilmeyecekti.
Sarıkamış deniz şehitleri, Deniz Kuvvetleri Komutanımız Oramiral Metin Ataç’ın Prof.Dr. Bingür SÖNMEZ’in çalışmalarına vermiş olduğu destek ile tarihteki hakettiği saygın yerini almıştır. Şehitlerimiz, Ereğli açıklarında huzur içerisinde yattıkları yerde, ilki 7 Kasım 2007’de Kuzey Deniz Saha Komutanı Kora. Feyyaz Öğütçü, o zamanki Karadeniz Bölge Komutanı Tuğa. Türker Ertürk ve protokolün katılımıyla gerçekleşen tören ile anıldı. Bu kapsamda, batırılan gemilerden birinin bulunduğu yere çelenk ve plaket bırakıldı.