Bir destandır Alemdar. Ereğli’nin destansı simgesidir. Milli mücadele döneminde Karadeniz’de korkusuzca cephane taşımış, ordumuzun güç kazanıp emperyalist devletlere karşı zaferi kazanmasında büyük bir rol oynamıştır. İşte bu destanı 4 Aralık 2008 Perşembe günü Okulumuzun personeli ve öğrencileri ile Zonguldak Karaelmas Üniversitesi’nin değerli öğretim üyeleri ve öğrencilerinin katılımıyla Deniz Harp Okulunda türküler ve marşlara döktük.
1 Aralık 2008 Pazartesi günü Karaelmas Üniversitesi 72 kişilik bir kafile ile okulumuza geldi. Öğretmen ve öğrencilerden oluşan kafileyi karşılayıp yatakhanelerine yerleştirdik. Yerleşme bittikten sonra öğle yemeği için yemekhaneye geçtik. Misafirlerimizi yabancılık çekmemeleri için masalarımıza aldık ve onlarla keyifli bir sohbet eşliğinde öğle yemeğimizi yedik. Öğle yemeğinden sonra misafirlerimize okulumuzu tanıtan bir brifing verildi. Daha sonra hız kesmeden provalara başladık. Bando Komutanı Mehmet Üsteğmenimizin şefliğini yaptığı orkestra ile birlikte seslendirilecek olan türkü ve marşları çalıştık. Provalar çok eğlenceli geçiyordu; fakat ciddiyeti de elden bırakmıyorduk. Bu sırada Karaelmas Üniversitesi öğrencileri ile samimi ilişkiler kurduk. Birbirimize ısındıkça provalar daha keyifli bir hal alıyor, espri ve şakaların ardı arkası kesilmiyordu. Onlar da artık sınıf arkadaşlarımız gibiydiler.
Sadece provalarda değil akşam yemekten sonra da Kalyon Kafe’de toplanıp misafirlerimizin getirdiği enstrumanlar eşliğinde şarkılar söylüyorduk. Ara sıra arkadaşlarımızın öğretim üyeleri de bize katılıyolardı fakat; ertesi gün yorgun kalkmamak için geç saatlere kalmamaya özen gösteriyorduk.
Provaların 3. günü bizleri büyük bir sürpriz bekliyordu.Yıllar önce okulumuzda okuyan ünlü perküsyon sanatçısı Sayın Durul GENCE provamızı, en önemlisi o geceyi şereflendirmek için okulumuza gelecekti. Onunla her şey daha bir güzel olacaktı. Buna tüm ekip olarak gönülden inanıyor ve onun gelmesini heyecanla bekliyorduk. İlk provamızı bitirdikten sonra orkestradaki enstrumanların akordu büyük bir itinayla yapıldı.Her şeyin mükemmel derecede olmasına özen gösteriliyordu.
İşte o an gelip çatmıştı. Ülkemizin en ünlü perküsyon sanatçısı karşımızda duruyordu. Biz de önünde saygıyla eğiliyor, bu büyük üstadın ellerini öpüyorduk. Hepimiz çok heyecanlanmıştık. Bu karşılamadan sonra ikinci provaya başladık ve sıra Sayın Durul GENCE’nin timpani sololarıyla süslenen ünlü Şeyh Şamil parçasına gelmişti. Bir kral gibiydi adeta solosunu atarken...O kadar hakimdi, o kadar benimsemişti ki enstrumanını, sanki aralarında duygusal bir bağ varmışçasına davranıyordu ona. Biz ise büyülenmiş bir şekilde onu izliyorduk. Bir müzik aletinin ellerde güzelleştiğini bir kez daha gösterdi bizlere Sayın Durul GENCE. Bütün ekip büyük bir hayranlıkla izliyordu onu. İlerleyen yaşına rağmen yapabildiği şeyler bizleri gerçekten çok etkilemişti.
Konserin 1 Gün Öncesi çarşamba akşamı okulumuzun Onur Kıtası ve Boru-Trampet Gösteri Grubu misafirlerimize başarılı bir gösteri sundular. Ayrıca Karaelmas Üniversitesinden sayın Aydın İLİK ve ekibi tarafından çok sesli müziğin anlatımı kapsamında birçok enstürmanın tanıtıldığı bir gösteri sunuldu. Misafirlerimiz bu gösterilerden çok etkilenmiş olacaklar ki, sonradan konuşulanların büyük bir bölümünü bu gösteriler oluşturmaktaydı.
Konser günü geldiğinde herkeste bir heyecan hakimdi. Enstrumanların akordları titizlikle yapılıyor, hazırlıklar olağanüstü özenle ve olağanüstü bir hızla devam ediyordu. Konser vakti yaklaştığında bütün ekip şıklığıyla göz dolduruyordu adeta. Herkes hazırdı bu büyük geceye. Sahneye çıktık ve konser başladı. Tüm ekip büyük bir şevkle görevini yapıyor, çalınan şarkılar seyircileri zamanda yolculuğa çıkarıyordu. Sayın Durul GENCE geceye damgasını vurmuştu. Büyük sanatçı tıpkı bir gün önce bizleri büyülediği gibi şimdi de izleyenleri büyülüyordu. Konserin son bölümünde koronun söylediği şarkılara seyircilerin eşlik etmesiyle salonun havası da değişti.Herkesin büyük keyif aldığını hissediyorduk.
Konser bitiminde Okul Komutanımız Tuğamiral Türker ERTÜRK tarafından konserde görev alan Karaelmas Üniversitesi öğretim üyelerine ve Sayın Durul GENCE’ye anı objeleri ve hediyeleri verilerek bu güzel gece ölümsüzleştirildi.
Ertesi gün ayrılık vakti geldiğinde hepimizin içinde bir burukluk vardı. Çünkü bu dört günlük deneyim hem misafirlerimize hem de bizlere çok güzel anılar ve arkadaşlıklar kazandırmıştı.Zonguldak Karaelmas Üniversitesi ile birlikte verdiğimiz bu konserle, Alemdar destanını salondaki herkese bir kez daha yaşatmanın gururu vardı içimizde, aklımızda kalan şu dizelerle..
“Bandırasında ay-yıldız alev alev parlıyor, destanlara sığmayan Alemdar şahlanıyor.”
Gazi ALEMDAR
Kurtuluş Savaşında Kuvva-i Milliye emrine girmek için yaptıkları ile İstiklal Harbine katkılarından dolayı, adeta destanlaşan Alemdar gemisi; kahraman ve yurtsever 8 denizci tarafından 05 Şubat 1921 gecesi İstanbul’dan kaçırılarak ertesi gün 06 Şubat 1921 tarihinde Ereğli’ye varmış ve coşkuyla karşılanmıştı. Ereğli’den katılan personel ile birlikte mürettebat sayısı 21’e ulaşan gemi, 09 Şubat 1921’de Trabzon’a doğru ileri harekete geçmiştir. Ancak gemi Trabzon’a giderken Zonguldak önlerinde Fransız C-27 Gambotuna yakalanmıştır. Fransızlar tarafından yakalanan gemi; 1 Fransız subay ve 4 Fransız asker kontrolünde İstanbul’a geri intikale geçilmiş, ancak geri intikal sırasında gemide çıkarılan bir arbede sonucu Fransız askerler esir edilerek Fransız gambotuyla çarpışa Ereğli önlerinde karaya oturtulmuştur. Bu olay sonrasında Fransız esirlerin bırakılması karşılığında pazarlıklar başlamış ve Ankara’da yeni kurulan Milli hükümet ile Fransa arasında 14 Şubat 1921 tarihinde ilk resmi antlaşma imzalanmıştır. Daha sonra Alemdar gemisi yüzdürülerek gizlice Ereğli’den Trabzon’a kaçırılarak Kurtuluş savaşı için Sovyet limanlarından Karadeniz limanlarına defalarca malzeme ve cephane taşımış, yaptığı karakol görevleri esnasında sayısız miktarda Rum ve Ermeni çete üyesini yakalayarak resmi makamlara teslim etmiş ve Türk milletinin gönlünde gazilik unvanını erişmiştir.
Komutanımızın Konuşmaları
Komutanım, Değerli Konuklar Ve Sevgili Harbiyeliler,
Alemdar Gemisi Konserine hoş geldiniz. Sizlere en derin saygı ve sevgilerimi sunarım. Bu gece konumuz Alemdar,
Alemdar destanını, destanı yaratan ,Türk denizcisini, denizcinin doğal ortamı denizi ve Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın yurtsever ruhunu müzikle birlikte hep beraber anımsamaya, eğer başarılı olabilirsek sizleri o günlere götürmeye çalışacağız.
Niçin Alemdar, nereden çıktı bu diye sorarsanız, size şöyle cevap verebilirim.
Çünkü Alemdar Türk denizcisinin, 1773’den beri Türk denizciliğinin mabedi sayılan bu okulun yani Deniz Harp Okulu’nun mezunlarının ve mensuplarının Ulusal Kurtuluş Savaşımıza, Kuvva-i Milliye’ye verdiği desteğin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna koyduğu ve sonsuza kadar yaşayacak olan olmaz ise olmaz harcın somut ve sayısız, fakat en önemli örneklerinden biri olduğu için huzurlarınıza getirmek istedik.
Kurtuluş Savaşı sırasında zafere ulaşmak için Karadeniz’de Alemdar’ın kahramanlarının da içinde yer aldığı Türk denizcileri tarafından tesis ve idame edilen deniz nakliyatı sayesinde düşman donanmasının tüm engellemelerine rağmen,
İstanbul’dan ve Sovyet limanlarından Karadeniz’de ki kendi limanlarımıza taşınan ve ordumuzun şiddetle ihtiyaç duyduğu 300.000 tondan fazla cephane ve diğer harp malzemeleri sayesinde bu büyük mücadele kazanılmıştır.
Bakınız bir dönem Hava Kuvvetleri Komutanlığı da yapan ve Kara Harp Okulu mezunu Orgeneral Muzaffer Ergüder ne diyor;
“İstiklal harbinde bir avuç deniz subayımız olmasaydı ne İnönüler, ne Sakarya, ne Dumlupınar ve dolayısıyla İstiklal harbi de olmazdı.”
Geçen sene Karadeniz Bölge Komutanı olmam nedeniyle Alemdar Destanı’nın baş aktörü Alemdar gemisinin müze haline getirilmesi çalışmaları içinde bulundum.
Ne mutlu ki; 8 ağustos 2008 tarihinde Alemdar gemisini bitirdik ve müze haline getirdik. Bu çalışmalar sırasında Alemdar Destanı ve Karadeniz’de yürütülen mücadele ile ilgili çok belge, bilgi ve anıya okudum, okudukça etkilendim, etkilendikçe, Alemdar için çalışmalarımı daha da artırdım.
Sevgili Öğrencilerim, Müstakbel Silah Arkadaşlarım,
Ben eşi benzeri olmayan bu mücadeleden çok etkilendim sizin de etkilenmenizi istedim.
Eskilerin bir sözü vardır armut dibine düşer diye.
Eğer saçlarınız vaktinden önce ağarmışsa bilin ki; bu sizin ananızdan, babanızdan yani atalarınızdan aldığınız genetik bir mirasın sonucudur.
Bilmenizi istedim ki; tarihin inkar edilemez sayfalarında sayısız örnekleri bulunan, çok yakın tarihimizde ise kutsal isyan ve Çılgın Türkler olarak adlandırılan bu mücadeleye damgasını vuranlar, damarlarınızda kanını taşıdığınız sizin atalarınızdır.
Biliyor muydunuz Alemdar gemisi sağladığı başarı nedeniyle Ankara hükümeti Fransızlarla ilk anlaşmasını yapar, uluslararası anlamda tanınmasına neden olur ve Fransızlar karşımızdaki şer cephesinden çekilirler.
Sayın Komutanım, Değerli Konuklar,
Kısmet olursa şu anda harbiye dört öğrencilerimiz olan son sınıfımızı okulumuzun 236 ncı yıl mezunlarını olarak teğmen rütbesi ile 31 Ağustos 2009’da donanmaya uğurlayacağız.
Onların bir özelliği de; savaş sırasında 1922 yılında Kd. Yzb. rütbesi ile Alemdar’ın komutanlığını yapan ve büyük kahramanlıklara imza atan 1909 mezunu Mustafa Nail Ercilek’ten 100 yıl sonra mezun olacak olmalarıdır.
O günden bugüne çok şey değişti. Okulumuzun yerleşkesini bile Heybeliada’dan buraya Tuzla’ya taşıdık fakat değişmeyen tek şey var;
Yurtseverlik bilinci ve vatanı için canını hiçe sayabilmek özverisi içindeki, aklı ve ilmi esas alan eğitim sistemimizdir. Aynı rotada viya edilmektedir, bunu Deniz Harp Okulu Komutanı olarak gururla ifade edebilirim
Sayın Komutanım, Değerli Konuklar ve Sevgili Öğrencilerim,
Alemdar Konseri’ni ilk defa projeye halkın desteğini alabilmek için 3 aylık bir hazırlık süresinden sonra 25 Ocak 2008’de Ereğli’de icra etmiştik, büyük beğeni almıştık. Hatta şunu samimi olarak söyleyebilirim; Alemdar projesinin ateşleyici ve ikna edici gücü olmuştur, bu konser.
Konserin içeriğini daha da zenginleştirerek, aktörleri arasında geleceğimiz olan Deniz Harp Okulu öğrencilerini ve yine bu okulun mensubu olan kendisinden her zaman gurur duyduğumuz sayın Durul Gence’yi de dahil ettik. Umarım başarılı oluruz, takdir sizlerindir.
Konserin içindeki her ezgiyi, şiiri, marşı ve sözleri birikimimiz ölçüsünde özenle seçmeye çalıştık. İçinde neler var diye sorarsanız; deniz var, bahriye var, Deniz Harp Okulu var, Alemdar var, Alemdar mücadelesinin başlangıç yeri Ereğli var, Karadeniz var, Türk Deniz Kuvvetleri var, Karadeniz Türkü’nün Kurtuluş Savaşı’na desteği var, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi var, Tabi ki Kemalist devrim var.
Şimdi lütfen koltuklarınızda arkanıza yaslanın ve kendinizi sanatçılarımızın icra edeceği müziğin ritmine bırakın,
İyi seyirler diliyorum
Arz ederim.