Boğazın İncisi Köprüler

      Avrupa ve Asya kıtalarını ayıran Boğaz'dan karşıdan karşıya kolayca geçebilme fikri yüzyıllar boyunca çekiciliğini korudu. Bilinen en eski Boğaz geçişi M.Ö. 511 yılında gerçekleştirildi. İskit seferine çıkan Pers Kralı Darius'un 700 bin kişilik ordusu, gemilerin yan yana getirilmesiyle oluşturulan yüzer köprü ile Trakya'ya geçti.
      20. yüzyılın ikinci yarısında ise İstanbul'un hızla gelişmesi ve Avrupa-Asya arasındaki trafiğin artışı Boğaz'a köprü yapılmasını zorunlu hale getirdi. Mühendisler, Boğaz'ın bir köprüyle geçilmesi konusunda zaman zaman değişik projeler üretse de bunlar tasarı halinde kaldı. Örnek olarak 1940 yılında Nuri Demirağ'ın girişimiyle Türk muhendisler ve Amerikalı uzmanlar tarafından boğaz köprüsü projelendirilmiş ve bu işe talip olunmuştur ama o zamanki iktidar tarafından "boğaza köprü olmaz, yıkılır" diye bu teklif reddedilmiştir. 1970 yılına gelindiğinde ise artık köprü yapımı kaçınılmaz olmuştu. Bunun üzerine Boğaziçi Köprüsü tasarlandı ve yapımına başlandı. Avrupa ve Asya ile sabit bağlantı olarak Türkiye ulaşım ağının çok önemli bir halkasını oluşturan köprüde, o dönemden bugüne beklenen trafik artışı normalin çok üstünde gerçekleşti. Köprünün ilk hizmete açıldığı yıl günlük ortalama araç geçişi 32 bin iken 1987'de bu sayı 130 bine, 2004 yılında ise 180 bine çıktı. Boğaziçi Köprüsü 1978'den beri yaya trafiğine kapalıdır. Daha sonra birinci köprünün yeterli olmaması sonucu ikinci köprünün yapımına karar verilmiştir. İkinci köprü olan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün yapımına 1985'de başlanmış 1988'de bitirilmiştir.

      Boğaziçi Köprüsü
      Boğaziçi Köprüsü, İstanbul Boğazı üzerinde Ortaköy ile Beylerbeyi semtleri arasında yer alan, Avrupa ve Asya kıtalarını ayıran, İstanbul Boğazı'ndan karşıdan karşıya geçişi sağlayan ilk köprüdür. Boğaziçi Köprüsü'nün yapımına 1970 yılında başlandı ve 29 Ekim 1973 tarihinde tamamlanarak zamanın cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından hizmete açıldı. Köprünün toplam uzunluğu 1560 metre, iki kule arası uzunluğu 1073 metredir. Köprünün deniz yüzeyinden yüksekliği 64 m’dir.
      Köprünün İnşaat Aşamaları Ve Açılışı
      Avrupa'yı Asya'ya bağlayan “1. Boğaziçi Köprüsü”nün temeli Beylerbeyi ayakları şantiyesinde; 20 Şubat 1970'de törenle atıldı. Kabataş ve Kadıköy'den kalkan 2 adet şehirhatları vapuru, davetlileri taşıyarak tören alanına getirdi. 21 pare top atışıyla çalışmalar başladı. Mart 1970'de Ortaköy ayaklarının kazısı başladı. Hemen ardından da Beylerbeyi ayaklarının kazısı başladı. Mayıs 1971'de Ortaköy çelik kulelerinin montajına başlandı. Beylerbeyi kulelerinin montajına ise Temmuz 1971'de başlandı. 1972'nin Ocak ayında her iki çelik kule de yükseldi. Kuleler tamamlanınca Ortaköy'den Beylerbeyi'ne kadar denizin yüzeyine, birbirine paralel; 2 adet kılavuz halat serildi ve bunlar kulelerden aynı anda çekilerek, ilk birleşim sağlandı (Ocak 1972). Ardından, tellerin gerilim ve büküm işlemleri 10 Haziran 1972'de başladı ve köprünün açılışına kadar sürdü. İtalya ve İngiltere'de hazırlanan, içi boş kutular şeklindeki 60 adet tabliyeyi oluşturacak olan paneller, demonte vaziyette denizyoluyla getirilerek, Göksu birleştirme şantiyesine bırakıldı ve burada montajları yapılmaya başlandı. Tabliyeler; Köprü'nün üzerindeki trafik akışını sağlayacak olan yolu oluşturan, içleri boş ve her iki uçlarındaki dikey taşıyıcı halatlar yardımıyla, kulelerdeki gerili çelik halatlara salıncak gibi asılan ve birbirlerine lego oyuncakları gibi bağlanan, rijitleştirilmiş taşıyıcı bloklardı.
      Aralık 1972'de ilk tabliye köprüye gerilen çelik halatlara, salıncak sistemiyle monte edilmeye başlandı. Kulelerin tepesindeki vinçler yardımıyla ve palangalar vasıtasıyla içi boş tabliyeler askı halatlarına bağlandılar. Tabliyelerin yukarı çekilmesine köprünün ortasından başlandı ve sırasıyla iki uca doğru eşit sayıda çekildi. 26 Mart 1973'de son tabliye de montajlandı. Ardından 60 adet tabliye birbirine kaynaklandı. Böylece, ilk kez yürüyerek Asya'dan Avrupa'ya geçildi. Nisan 1973'de kauçuk alaşımlı çift kat asfaltının dökümüne başlandı. 1 Haziran 1973'de asfalt döküm işlemi tamamlandı. Kulelerin altındaki geçiş noktalarına, köprüdeki genleşmeye uyum sağlaması amacıyla dönen-levhalar (rolling leaf) monte edildi. Yaklaşım viyadüklerinin inşasına (Ortaköy ve Beylerbeyi üzerinden geçen) Şubat 1973'de başlandı ve Mayıs 1973'de bitirildi. 8 Haziran 1973'de ilk defa araçla geçiş tecrübesi yapıldı.
      Ve Köprü 30 Ekim 1973'de törenle açıldı. (Cumhuriyet'in Kuruluşunun 50. Yıldönümü)
      Köprünün açıldığı gün halk o kadar yoğun bir ilgi gösterdi ki, onbinlerce kişi aynı anda köprünün üzerinde Asya'dan Avrupa yakasına doğru ve bir süre sonra da her iki yakaya doğru karşılıklı yürümeye başladı. Açılış şerefine araç yolundan da yayalara yürüme izni verilince, köprünün üzerinde yaya adımlarının çokluğu ve bu yoğunluğun homojen olarak köprünün tüm yüzeyine yayılması sonunda rezonans artışı had safhaya girerek, köprü salıncak gibi sallanmaya başlayınca, daha ilk günden köprümüz çökmesin korkusuyla, derhal yaya geçişine son verildiğini gazeteler günlerce yazdılar (Gerçekten de lastik tekerlekli araçların geçişleri yerine onbinlerce adımın aynı anda zemine yaptığı darbesel etki, lastik tekerlekten çok daha fazla tehlikeye yol açar, salınım artmaya başlayınca da bunun sönümlenmesi oldukça zordur, hızla sallanan salıncağın uzun süre sonra yavaşlayarak durması gibi). Bazı gazetelerde şu örnek verilmişti: “Köprüden arka arkaya tanklar geçse o derece risk oluşturmaz ama, bir tabur asker uygun adımla köprüyü geçmeye çalışırsa, bu daha büyük tehlikedir.”
      İlk 24 saat içinde; 28.126 motorlu araç köprüden geçti. Bu rakam; 402 araba vapurunun taşıyacağı araç adedine eşitti. Köprü 440 milyon liraya maloldu.
      Köprüden yayalara (iki kenardaki yaya yollarından geçmeleri şartıyla) geçiş; 2 Mayıs 1974'de verildi (Geçiş ücreti 1 lira). Köprünün taşıyıcı ayaklarının (daha doğrusu kulelerinin) dördünde de yayaları yukarıya taşıyan dev asansörler mevcuttu ve yayalar bunları kullanarak köprüye çıkarlar, yürüyerek karşıya geçince de, yine buradaki kulelerin asansörlerini kullanarak aşağıya inerlerdi. Ancak köprüden aşağıya atlayanların sayısının artması yüzünden birkaç yıl sonra yayalara yasak geldi ve günümüze kadar bu şekilde hizmetine devam etti.

      Boğaziçi Köprüsü'ne yeni ışıklandırma sistemi
İstanbul Boğaziçi Köprüsü'nün yeni aydınlatma ve ışıklandırma sistemi 22 Nisan 2007 tarihinde düzenlenen tören ve ışık gösterisiyle faaliyete geçirildi. Boğaziçi Köprüsü'nün aydınlatılmasında kullanılan renk değiştirebilen led armatürler, uzun ömürlü, düşük enerji tüketimine sahip ve çevre dostu olma özelliği taşıyor. Köprünün tamamı 16 milyon renk değiştirebilen led armatürlerle aydınlatıldı.
      Boğaziçi Köprüsü'nün aydınlatılmasında kullanılan renk değiştirebilen led armatürler, uzun ömürlü, düşük enerji tüketimine sahip ve çevre dostu olma özelliği taşıyor. Köprünün tamamı 16 milyon renk değiştirebilen led armatürlerle aydınlatıldı
      Dekoratif aydınlatma projesinin montaj işleri birçoğu YTÜDAK kökenli tırmanışçılardan oluşan "Yüksek İşler - HighWorks" adlı iple erişim çözümleri sunan şirket tarafından gerçekleştirilmiştir. Aydınlatma ekipmanlarının montajı sırasında 236 adet V-askı halatına 2000 adet led ışık modülü ve 7000 metrenin üzerinde kablo sabitlenmiştir. Bu çalışma sırasında 12 iple erişim teknisyeni 9000 metrenin üzerinde dikey ip inişi yapmıştır ve bu montaj çalışması Türkiye'de 2007 yılına kadar gerçekleştirilmiş en büyük iple erişim projesidir.

      Fatih Sultan Mehmet Köprüsü
      Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Kavacık ile Hisarüstü arasında, Asya ile Avrupa'yı Boğaziçi Köprüsü'nden sonra ikinci kez bağlayan asma köprüdür. Yapımına 4 Aralık 1985'te başlanılmıştır. Ankraj blokları arasındaki uzunluğu 1.510 m, orta açıklığı 1.090 m, genişliği 39.4 m, denizden yüksekliği 64 m'dir. Köprünün proje hizmetleri İngiliz Freeman, Fox ve Partners firması tarafından yerine getirilmiş, inşaatını ise Japon Ishikawajima Harima Heavy Industries Co. Ltd., Mitsubishi Heavy Industries Ltd. ve Nippon Kokan K. K. adlı şirketlerin oluşturduğu konsorsiyum 125 milyon dolar karşılığında üstlenmiştir.
      Fatih Sultan Mehmet Köprüsü projesinin temel özellikleri, taşıyıcı kule temellerinin boğazın iki yakasındaki yamaçlara oturması, kulelerin tabliye mesnet düzeyinden başlaması ve tabliyesinin Boğaziçi Köprüsü'ndeki gibi ortotropik, berkitmeli panellerden oluşan aerodinamik enkesitli kapalı kutu biçiminde olmasıdır. Boğaziçi Köprüsü'nden farklı olarak bu köprünün askı kabloları dikey olarak düzenlenmiştir. Bu kablolar çiftli tertiplenmiş olup gerektiğinde bu kablolardan biri kolayca değiştirilebilecektir.
      Kutu kesitli tabliye 33,8 m genişliğinde ve 3 m yüksekliğinde olup her iki yanında konsol olarak dışa taşan 2,80 m eninde birer yaya yolu bulunmaktadır. Dört gidiş dörtte geliş olmak üzere toplam sekiz şeritli tabliyenin aerodinamik biçimi rüzgar yükünü azaltmaktadır. Tabliye 62 üniteden oluşmaktadır. Çeşitli uzunluktaki bu üniteler birbirine kaynakla birleştirilmiştir. Ağırlıkları 115-230 ton arasında değişen tabliye üniteleri, denizden palangalar ile yukarı çekilerek yerlerine yerleştirilmiştir.
      Köprü, 3 Temmuz 1988'de zamanın başbakanı Turgut Özal tarafından hizmete açılmıştır. Köprüden geçen ilk araç Özal'ın resmi otomobili olmuştur.