Yazılar/Okuldan::

100. YILINDA FENERBAHÇE

10.12.2006 tarihinde Fenerbahçe kulübü Samandıra tesislerine yaptığımız ziyarette, kulüp yöneticileri bizi çok iyi ağırladı. Ve antrenmana gelen futbolcularla ayaküstü konuşma fırsatı sağladılar. Konuşmalarımızı siz değerli Deniz Harp Okulu öğrencileri için kâğıda döktük. Futbolcular sorduğumuz sorulara ne cevap verdi?

Ekrem Tamer: Çok genç yaşta kendini, futbolunla kanıtladın ve Fenerbahçe’ ye transfer oldun. Ama geldikten sonra işler pek iyi gitmedi. Durumunu değerlendirir misin?

Kemal: İlk geldiğimde performansım iyiydi. Ama daha sonra 2 tane çok ciddi sakatlık geçirdim. Şimdi ise sakatlıktan kurtuldum. Hocamın bana şans verdiği zamanlarda kendimi göstermeye çalışıyorum. Yakın zamanda da ilk 11’ de oynayacağımı düşünüyorum.

Ekrem Tamer: Ümit’ in sakatlanmasıyla ilk 11’ de oynama fırsatı yakaladın. Gerçekten de performansın çok iyi. Gençlerbirliği’ nde sol açıkta oynarken şimdi de sol bekte oynuyorsun. Senin için bu durum zor oluyor mu?

Uğur Boral: Aslında benim için zor olmuyor. Bu konuda beni medya da eleştiriyor ama benim Gençlerbirliği’ nde ofansa yönelik oynadığım da oldu, defansa yönelikte. Bu alışık olmadığım bir durum değil.

Kemal Yzb.: Sol ayaklı olmak futbolda ayrıcalık ve Türkiye’de de çok az sol ayaklı futbolcu var. Kendini sol ayaklı futbolcular arasında nerede görüyorsun?

Uğur  Boral: Ben Türkiye’ deki en iyi sol ayaklı futbolcu olmak için elimden geleni yapıyorum ve en iyisi de olacağım.

Ekrem Tamer: Yöneticilerden aldığımız bilgilere göre İngilizce dersleri alıyormuşsun. Medyadan da takip ettiğimiz kadarıyla Avrupa kulüplerinden teklif alıyorsun. Bu konu hakkında ne diyeceksin?

Tuncay Şanlı: Ben şuan onları düşünmüyorum. Fenerbahçe ile olan bir sözleşmem var ve Fenerbahçe’nin 100. yılı. Bundan dolayı tek konsantre olduğum, Fenerbahçe’nin 100. yılda şampiyon olması.

Ekrem Tamer: Sağ ayak olmana rağmen antrenörler seni sol kanatta oynatmayı tercih ediyorlar. “Beni şu mevkide oynatsınlar daha iyi oynarım.” dediğin bir mevki var mı?

Tuncay Şanlı: Eğer siz benim sol kanatta oynamamdan memnunsanız, benim içim rahat demektir.

Ekrem Tamer: Sezon başladığında ilk 11’ de sahaya çıkıyordun ve bir anda ne olduysa seni Zico oynatmamaya başladı. Bundaki sebep Önder Turacı’ nın performansının senden daha iyi olmasımıydı?

Serkan Balcı: Tabi ki Önder’ in performansı iyiydi. Ama bir maçta yediğim kırmızı karttan sonra hocam beni oynatmamaya başladı.

Ekrem Tamer: “O kırmızı kartı yemeseydim.” diye bir pişmanlığın oldu mu? Ayrıca transfer hakkında ne diyeceksin?

Serkan Balcı: Tabi ki pişman değilim. Kırmızı kart futbolun içinde olan bir durum. Transfer konusu net değil ama transfer olmak istiyorum.

Ekrem Tamer: Bu sezon seni zaman zaman ilk 11’ de oynarken izledik. Her zaman oynayamaman senden kaynaklanan bir performans düşüklüğü mü?

Mehmet Yozgatlı: Tam olarak değil. Çünkü hocamın çift santraforla oynadığı zaman benim sağ kanatta oynamam taktik açısından iyi olmuyordu. Daha sonra tek santrafora dönünce oynamaya başladım. Şansız bir sakatlık geçirdim. Ama şuan iyiyim, hocamın şans vermesini bekliyorum.

Ekrem Tamer: Çok genç yaşta Fenerbahçe’ nin ve Milli Takım’ ın  formasını sırtına geçirdin. Ama Lugano ve Edu’ nun gelmesiyle oynama fırsatını bulamıyorsun. Ne düşünüyorsun?

Can Arat: Ben daha çok gencim. Bunları pek sorun etmiyorum. Elbette ki bir gün benim de sıram gelecek ondan sonra da o formayı hiç çıkarmayacağım. Zaten Fenerbahçe benle ayrılmayı düşünmezse ben Fenerbahçe’ den kesinlikle ayrılmayacağım.

Ekrem Tamer: Yaşının ilerlemesine rağmen hala taraftarının gözünde “Genç Semih” sin. Kezman ve Deivid’ den sonra pek oynama şansı bulamıyorsun. Transfer olmayı düşünüyor musun?

Semih Şentürk: Gelen oyuncular gerçekten de kaliteli oyuncular.  Şuan değil ama birkaç sene sonra ben de hep oynayabileceğim bir takıma transfer olmak isterim.

Kemal Yzb.: Kendini eleştirirsen hangi yönünde zafiyetin var?

Semih Şentürk: Tabi ki her futbolcu hata yapar ve hep iyi oynayamaz. Benim de eksikliğim, maç eksikliğimden kaynaklanıyor.

Ekrem Tamer: Türkiye Milli Takımı’ nda oynamak istediğini her zaman dile getiriyorsun. Ancak bazı sorunlar oldu. Bunlar ne zaman aşılacak?

Önder Turacı: Gerçekten Milli Takım formasını giymek her şeyden güzel ama lisans problemim olduğu için oynayamıyorum. Mahkeme kararının çıkmasını bekliyorum.

Kemal Yzb.: Gurbetçi olmak burada hırslı oynama sağlıyor mu?

Önder Turacı: Burası zaten benim asıl vatanım. Fenerbahçe’ de oynamak da zaten bana çok büyük mutluluk veriyor. Bunun da hakkını vermeye çalışıyorum.

Kemal Yzb.: Türkiye’ yi seçmedeki faktör neydi?

Zico: Türkiye çok güzel bir ülke ve Fenerbahçe’ de çok iyi bir kulüp. Burada büyük bir kulübü çalıştırmayı herkes ister.

Ekrem Tamer: Futbolculuk hayatınızda çok iyi oynayıp kendinizi kanıtladınız. “Beyaz Pele” lakabını aldınız. Bundan sonraki planlarınız nelerdir? Futbolcu olmak mı yoksa antrenör olmak mı güzel?

Zico: İlk önce Pele’yle kıyaslanmak istemiyorum. Ben sadece Zico’ yum. Şuan Fenerbahçe’yle bir kontratım var ve burada devam etmek istiyorum. Tabi ki futbolcu olmak daha iyi. Çünkü futbolcu saha içinde savaşıyor ve oyunu, skoru değiştirmeye çalışıyor. Ama antrenör saha dışında sadece seyrediyor.

Kemal Yzb.: İlk önce bizi çok iyi ağırladığınız için teşekkür ederiz. İdari menajer olarak, bu görevde olmak size nasıl bir manevi tatmin sağlıyor?

Volkan Ballı: Ben çok uzun süredir Fenerbahçe kulübündeyim. Hayatımı Fenerbahçe’ ye adadım. Gerçekteni insanın mutlu olduğu bir yerde bulunması o insana son derece büyük bir haz verir.

Kemal Yzb.: Fenerbahçe çok iyi transferler yaptı. Biz, taraftarlar olarak daha yırtıcı ve daha iyi oynayan bir takım bekliyoruz. Ama bunu göremiyoruz. Bundaki sebep nedir?

Volkan Ballı: Bana göre futbol pas oyunudur. Futbolcu değil de topu koşturmak gerektiğini düşünüyorum. Zaten antrenörümüz de Brezilyalı olduğu için futbolun estetik yanını takımda görebiliyoruz. Takımımız da teknik kapasitesi yüksek oyunculardan kurulu olduğu için göze hoş gelen futbol çıkıyor. Ama Avrupa’ da futbol savaş olarak algılanmakta. Onlar daha çok mücadeleci yönünü ortaya koymakta.

Ekrem Tamer: Fenerbahçe son 10 senedir büyük bir marka haline geldi. Tesisleşme yönünde diğer kulüplere büyük bir fark attığı göz ardı edilemez. Bu yönde herhangi bir projeniz var mı?

Volkan Ballı: Aziz Yıldırım’ la Fenerbahçe çok büyük atılımlar gerçekleştirdi. Büyük işler başardık. Şuan ilk olarak Anadolu yakasında 10.000 kişilik bir spor salonu yapmak istiyoruz. Zaten bu güne kadar yaptıklarımız bile Fenerbahçe’ nin büyüklüğünü ortaya koyar.

Eda Nur Karaman: Tribün terörü hakkında ne düşünüyorsunuz?

Volkan Ballı: Herkesin de bildiği gibi tribünlerde küfürü kaldırmak için elimizden geleni yapıyoruz. Bunu da başardığımızın göstergesi, sizin gibi bayanların, diğer stadlara nazaran daha fazla maçlara geldiğini söyleyebilirim.

 

Web Tasarım: Hamdi YILMAZ