Ana Sayfa::

HALUK BİLGİNER

Son sayımızda en iyi erkek oyuncu seçilen Haluk Bilginer ile Moda'da, kendisine ait olan 'Oyun Atölyesi'nde hoş bir söyleşide bulunduk. Şimdi sizleri sahnede rolünü adeta yaşayan bu tiyatro ustasıyla baş başa bırakıyoruz.

     PUSULA : Tiyatro hayatınıza nasıl başladınız? Lise yıllarında mı?

     Haluk Bilginer : Evet lise yıllarında başladım. Aslında ben lisede 1. ve 2. sınıftayken oyuncu değil doktor ya da kimya mühendisi olmak istiyordum. Doktor olsaydım kanserin tedavisini bulmak için doktor olacaktım. Kimya mühendisi olsaydım da yeni bir alaşım, yeni bir şey keşfedecektim. Fakat sonra oyuncu olmaya karar verdim. Aradan yıllar geçtikten sonra kendime bu soruyu sordum, yani bu üç değişik gibi duran şeyin birbiriyle ne alakası var diye. Hekimlik, kimya mühendisliği ve aktörlük… Üçünün de ortak özelliği merak, yeni bir şey bulma, yeni bir şey keşfetme arzusu. Oyunculuk da aslında hepsinin üstünde gelen bir merak. İnsanı merak eden ve insanı sahneden yeniden yaratan bir şey olduğu için bu, merakların en tepesinde yer alan bir şey. Bundan dolayı oyunculuğu seçtim.

     Tabiri yerindeyse her üçünde de yaptığınız işin en iyisi olmayı hedeflediniz.
     Evet, kesinlikle öyle. Devamı>>


ERTUĞRUL'UN ACI SERÜVENİ

     Yolculuğun Sebebi
     19. yüzyılın sonlarına doğru siyasi birliğini sağlayan Japonya dış ülkelerle ticari ilişkilerini geliştirmeye başlar. "Seiki" adlı bir Japon harp gemisi Avrupa gezisine çıkar ve bu arada İstanbul'a da uğrar.
     II. Abdülhamit, Japonya ile ilişkilerinde somut gelişmeler sağlamak için harekete geçerek öncelikle İmparator'un gönderdiği nişana Osmanlı Devletinin en büyük nişanı ile karşılık vermek ister. Fakat Osmanlı'nın içerisinde bulunduğu siyasi durum bir çekince yaratır ve fazla duyulması istenmez. Görünür sebep olarak da Deniz Harp Okulu öğrencilerinin okulda teorik olarak gördükleri ve aldıkları bilgileri denizde uygulamaları olarak gösterilir.
     Ertuğrul'un Japonya'ya ulaşmasının on bir ay sürmesi, bu ziyaretin amacının yalnız iade-i ziyaret değil, ayrıca başka sebeplere de bağlı olduğu Devamı>>


100. YILINDAFENERBAHÇE

10.12.2006 tarihinde Fenerbahçe kulübü Samandıra tesislerine yaptığımız ziyarette, kulüp yöneticileri bizi çok iyi ağırladı. Ve antrenmana gelen futbolcularla ayaküstü konuşma fırsatı sağladılar. Konuşmalarımızı siz değerli Deniz Harp Okulu öğrencileri için kâğıda döktük. Futbolcular sorduğumuz sorulara ne cevap verdi?
Ekrem Tamer: Çok genç yaşta kendini, futbolunla kanıtladın ve Fenerbahçe’ ye transfer oldun. Ama geldikten sonra işler pek iyi gitmedi. Durumunu değerlendirir misin?
Kemal: İlk geldiğimde performansım iyiydi. Ama daha sonra 2 tane çok ciddi sakatlık geçirdim. Şimdi ise sakatlıktan kurtuldum. Hocamın bana şans verdiği zamanlarda kendimi göstermeye çalışıyorum. Yakın zamanda da ilk 11’ de oynayacağımı düşünüyorum.Devamı>>

Web Tasarım: Hamdi YILMAZ